Blog.

“Annem artık burada olmayacak, üzgünüm…” Alperen Şengün, kariyerinde ikinci kez gözyaşlarına boğulurken, mikrofonda sesi boğuk, dünya çapındaki kameraların önünde titreyerek konuştu. Annesinin ödül töreninde yanında olmasının nedenini açıkladı; hayranlarını perişan eden yürek burkan bir sebep: Zaferinin ardında, yetenekli bir şef olan sevgili annesiyle ilgili kalıcı bir acı vardı; tüm stadyum alkış ve gözyaşlarıyla inledi.

“Annem artık burada olmayacak, üzgünüm…” Alperen Şengün, kariyerinde ikinci kez gözyaşlarına boğulurken, mikrofonda sesi boğuk, dünya çapındaki kameraların önünde titreyerek konuştu. Annesinin ödül töreninde yanında olmasının nedenini açıkladı; hayranlarını perişan eden yürek burkan bir sebep: Zaferinin ardında, yetenekli bir şef olan sevgili annesiyle ilgili kalıcı bir acı vardı; tüm stadyum alkış ve gözyaşlarıyla inledi.

kavilhoang
kavilhoang
Posted underNews

Amerikan basketbolunun en parlak genç yıldızlarından biri olan Alperen Şengün, kariyerinin en görkemli gecelerinden birinde mikrofonu eline aldığında salondaki binlerce kişi büyük bir zafer konuşması bekliyordu. Houston Rocketsformasıyla geçirdiği etkileyici sezonun ardından aldığı bireysel ödül, onun NBA’de ulaştığı seviyenin sembolüydü. Ancak o an, kupanın ışıltısından çok daha güçlü bir duygu tüm atmosferi kapladı. Sesi titreyerek söylediği ilk cümle şuydu: “Annem artık burada olmayacak, üzgünüm…”

Bir an için salonda mutlak bir sessizlik oluştu. Dünya çapında yayın yapan kameralar yüzüne odaklanmıştı. Gözleri dolu dolu, kelimeleri seçerek konuşuyordu. Bu, kariyerinde ikinci kez gözyaşlarını tutamadığı andı. İlki draft gecesiydi; yıllar önce NBA sahnesine adım attığında ailesine sarılırken ağlamıştı. Bu kez ise gözyaşları bambaşka bir hikâyenin ağırlığını taşıyordu.

Gerçek olan şu ki Alperen Şengün, basketbola uzanan yolculuğunda ailesinin desteğini her fırsatta dile getirmiş bir sporcu. Türkiye’de başlayan serüveni, genç yaşta profesyonel liglerde aldığı sorumluluklar ve ardından NBA’e uzanan transfer süreci boyunca ailesi en büyük dayanağıydı. Özellikle annesi, disiplin ve çalışma ahlakı konusunda onun en büyük rehberi olarak biliniyordu. Yakın çevresinin anlattığına göre evde en çok tekrarlanan cümle şuydu: “Yetenek seni başlatır, karakter seni bitirir.”

Ödül töreninde annesinin neden yanında olmadığını açıklarken sesi daha da kısıldı. “Bugün burada olmayı çok isterdi,” dedi, “ama artık tribünde ya da mutfakta beni izleyemeyecek.” Bu sözler, salonda bulunan takım arkadaşlarını ve rakip oyuncuları da derinden etkiledi. Alkışlar yavaşça yükseldi, ardından birçok kişinin gözyaşlarını sildiği görüldü.

Şengün’ün annesi hakkında bilinen bir gerçek var: Yetenekli bir şefti. Aile dostları, onun mutfakta geçirdiği saatleri bir sanat icrası gibi anlattı. Özellikle geleneksel Türk yemeklerini modern dokunuşlarla harmanladığı tarifleriyle çevresinde ün kazanmıştı. Alperen’in çocukluk yıllarında, antrenmanlardan döndüğünde onu bekleyen sıcak yemeklerin sadece fiziksel değil, duygusal bir beslenme kaynağı olduğu söylenir. Oyuncunun, “Sahada aldığım her ribaundda onun emeği var,” dediği eski bir röportajı yeniden gündeme taşındı.

Tören gecesi anlatılan hikâyenin bir kısmı gerçeğe, bir kısmı ise zaman içinde efsaneleşmiş ayrıntılara dayanıyor. Söylentilere göre Şengün, sezonun en kritik maçlarından birine annesinin özel bir tarifle hazırladığı tatlıyı yiyerek çıkmış ve kariyer rekorunu o akşam kırmıştı. Bu anı, sosyal medyada tekrar dolaşıma girdi ve “şef annenin sihri” başlığıyla paylaşıldı. Gerçek olup olmadığı kesin değil, ancak bu anlatı, anne-oğul bağının sembolik bir yansıması haline geldi.

Gecenin en sarsıcı kısmı ise Şengün’ün kalıcı bir acıdan söz etmesiydi. Annesinin uzun süredir ciddi bir sağlık sorunu ile mücadele ettiği, ancak bunu kamuoyundan uzak tuttuğu iddia edildi. Aileye yakın kaynaklar, tedavi sürecinin gizlilik içinde yürütüldüğünü ve Alperen’in sezon boyunca bu yükü sessizce taşıdığını öne sürdü. Bu bilgiler resmi olarak doğrulanmış değil, fakat oyuncunun performansındaki iniş çıkışlara yeni bir anlam yükledi.

Houston Rockets organizasyonu da törenden sonra kısa bir açıklama yayımladı. Kulüp, Şengün’ün cesaretini ve profesyonelliğini takdir ettiğini belirterek ailesine destek mesajı iletti. Takım arkadaşlarının birçoğu sosyal medya hesaplarından kalp emojileri ve dayanışma mesajları paylaştı. NBA dünyasında rekabet ne kadar sert olursa olsun, böylesi anlarda insani bağlar ön plana çıkıyor.

Stadyumda bulunan binlerce taraftarın tepkisi ise unutulmazdı. Şengün konuşmasını bitirdiğinde tüm salon ayağa kalktı. Alkışlar uzun süre dinmedi. Bazı taraftarların Türk bayrakları açtığı, bazılarının ise telefon ışıklarını yakarak destek verdiği görüldü. O an, bireysel bir ödül töreni olmaktan çıktı; kolektif bir yas ve gurur anına dönüştü.

Psikologlar, elit sporcuların kişisel kayıplarla baş etme biçimlerinin performanslarını derinden etkileyebileceğini vurgular. Kimi sporcu içine kapanır, kimi ise acıyı motivasyona dönüştürür. Şengün’ün konuşmasındaki kararlılık, ikinci yolu seçeceğine dair güçlü bir işaret olarak yorumlandı. “Onun için oynamaya devam edeceğim,” dediği an, tribünlerden bir kez daha alkış yükseldi.

Elbette bu hikâyenin etrafında dolaşan her detay doğrulanmış değil. Bazı unsurlar, duygunun büyüklüğüyle şekillenmiş olabilir. Ancak gerçek olan bir şey var: Alperen Şengün o gece yalnızca bir kupa kaldırmadı; kırılganlığını da tüm dünyanın önünde gösterdi. Modern spor kültüründe, atletler genellikle yenilmez figürler olarak sunulur. Oysa o an, insan olmanın en yalın hali gözler önündeydi.

Türkiye’de sabahın erken saatlerinde yayınlanan görüntüler milyonları ekran başına kilitledi. Spor programları, konuşmanın her saniyesini analiz etti. Sosyal medyada “Yanındayız Alperen” etiketi trend oldu. Birçok kişi, annelerin sporcu hayatındaki görünmez emeğine dikkat çeken paylaşımlar yaptı.

Şengün’ün kariyerine bakıldığında, bu anın bir dönüm noktası olabileceği düşünülüyor. Acı, kimi zaman insanı geri çeker; kimi zaman ise ileri iter. NBA sezonu uzun ve yorucu. Ancak o geceden sonra sahaya çıkacağı ilk maç, yalnızca bir spor müsabakası olmayacak. Tribünlerde ve ekran başında onu izleyenler, artık her sayıda annesine adanmış bir anlam arayacak.

“Annem artık burada olmayacak” cümlesi, belki de kariyerinin en ağır cümlesiydi. Ama hemen ardından gelen sessiz kararlılık, hikâyenin bitmediğini gösterdi. Zaferinin ardında, mutfakta sabırla çalışan, oğlunun hayallerini besleyen bir annenin izi vardı. O iz silinmeyecek.

Stadyum o gece alkış ve gözyaşlarıyla inledi. Kupalar, madalyalar, istatistikler bir anlığına arka planda kaldı. Geriye, bir sporcunun kalbindeki boşluk ve o boşluğu sevgiyle dolduran milyonlar kaldı. Alperen Şengün için artık her maç biraz daha kişisel, her galibiyet biraz daha anlamlı olacak. Çünkü bazı zaferler, yalnızca skor tabelasında yazmaz; insanın içinde yankılanır.

“Annem artık burada olmayacak, üzgünüm…” Alperen Şengün, kariyerinde ikinci kez gözyaşlarına boğulurken, mikrofonda sesi boğuk, dünya çapındaki kameraların önünde titreyerek konuştu. Annesinin ödül töreninde yanında olmasının nedenini açıkladı; hayranlarını perişan eden yürek burkan bir sebep: Zaferinin ardında, yetenekli bir şef olan sevgili annesiyle ilgili kalıcı bir acı vardı; tüm stadyum alkış ve gözyaşlarıyla inledi.